16 Ekim 2015 Cuma

Duygusal Buluta Döndüm.

Hormonlarım beni yağmur bulutu gibi şişirdi. Dünkü ikili tarama testinden sonra aslında huzurlu bir şekilde hayatıma devam etmem gerekiyor ama, beceremiyorum. Göz pınarlarımın bu kadar bereketli olduğunu bilmiyordum. Aslında ağlayamıyorum da; tıpkı ilk haftalardaki mide bulantısının öğürmeye dönüşmesi gibi. Ağlak hallerimi sadece nazımın geçtiği kişilere gösteriyorum. Her saatin yarımında annemi, diğer yarımında da Can'ı arıyorum. 

Son iki haftadır yurtdışında olan annem ve babam sonunda, dün yurda döndüler. Ayaklarının tozuyla doktor muayenesine gittik. Bizimkiler bebeğin kalp atışlarına ve yumruk sıkışlarına şahit oldukları an ortaya çok güzel bir görüntü çıktı. Can'ın kapanmayan ağzını, kardeşimin parlamış, annemin ve babamın şaşkınlıkla açılmış gözlerini izlemek şahaneydi. 

Bebeğimiz, 12+6 haftada 6.64 cm'lik bir bezelye büyüklüğünde. Belki bir pipisi bile varmış. Doktorumuz cinsiyetini tahmin etmek için henüz erken olduğunu, yanılma payımız olabileceğini söyledi. Ama yine de, %90 oranında yakışıklı bir erkek olacağını düşünüyoruz. Anneler hayal kırıklığı yaşadı. Çünkü şimdiden bikinileri bile hazırmış :)

Doktorumla hamilelikte okumam gereken kitapları konuşuyoruz. Bana henüz bir önerisi yoktu, ısrar edince Şebnem Susam Sarajeva'nın Doğal Doğuma Doğru kitabını tavsiye etti. Daha önce kitapçıların anne-babalara ayrılmış bidicik bölümünde gözüme çarpmıştı zaten, bir koşu gidip aldım.

Bir aksilik çıkmadığı sürece doğal doğum isteyen, kulaktan dolma bilgilerle orta ve üst sınıf anne adaylarını normal doğumdan soğutan, korkutan ve sezeryana yönlendiren bu sisteme karşı bir kadın olarak "Doğal Doğuma Doğru" kitabı benim için iyi bir başlangıç oldu. Zaten önce hikayeleri dinlemeyi, sonra teknik geliştirmeyi seviyorum.

Bu garip, duygusal ve bir o kadar eğlenceli süreçte beni ve Can'ı neler bekliyor acaba?  :)


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...