22 Kasım 2017 Çarşamba

Rüyayiyen // Michael Ende

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba!

Geçtiğimiz haftasonu Blog Çalıştayı nedeniyle, ailecek kısa bir İstanbul seyahatimiz olmuştu, Aslı'nın kollarına attık kendimizi. Cuma çalıştayla geçti, Cumartesi de Nişantaşı civarında kısa gezintiler yaptık. 

Benim kitaplara olan tutkumu bilen Aslı, seni çok seveceğin bir yere götüreceğim demişti. Ortaokuldan arkadaşım Alper de yanımızdaydı ve hep beraber MİNOA'ya gittik. Hem cafe hem kitabevi olan Minoa'ya bayıldım. Galiba İstanbullular da çok seviyor olacak, oturacak bir tane bile masa yoktu. Biz de kitaplara verdik kendimizi. Burası alışkın olduğumuz kitabevleri gibi değil, biraz karışık. Ne aradığınızı bilmiyorsanız kitaplara bakmak sizi biraz yoruyor. Biraz yetişkin kitapları arasında dolandım, sonra ayaklarım beni yine çocuk kitaplarının olduğu alana götürdü. 

Ankara'daki evimizin yakınlarında büyük bir D&R mağazası ve İş Bankası Yayınları var. Kitap ihtiyacımın çoğunu buradan karşılıyorum. Galiba bu D&R'da Kırmızı Kedi Yayınları yok. Olsaydı denk gelirdim, hiç dikkatimi çekmemiş. Neyse, MİNOA'da ilk gözüme çarpan kitaplar Kırmızı Kedi'nindi. 

Bir rafta yan yana dizilmiş, en sevdiğim iki yazarın, Michael Ende ve Jose Saramago'nun çocuk kitapları! O kadar şaşkın ve mutluydum ki, bu yüzden hepsini aldım. Velhasıl, upuzun bir girişten sonra, nihayet bugün bu alışverişten okuduğum ilk kitabı yazacağım, Michael Ende'nin Rüyayiyen'i. 

Kötü Rüyaları Hüpleten Rüyayiyen 


Michael Ende'nin 1977 yılında yazdığı, Almanca adı Traumfresserchen olan kitap 20'den fazla dilde yayınlanmış. Türkçe basımı ise Kırmızı Kedi Yayınları tarafından Eylül 2017'de yapılmış, yani henüz Türkçe'de bir bebek bu kitap :) 


Hikayesi şöyle; Uykucular Ülkesi'nde ülkenin en iyi uyuyan kişisi kral seçilmiş. Kral ve eşi kraliçe Uykucular Ülkesi'nde, Rüyalar Sarayı'nda yaşarlarmış. Kral ve kraliçenin çok güzel bir de kızları varmış. Kızlarının adı Uykucukmuş. Uykucuk ne kadar güzel bir prensesse uykusu da o kadar kötüymüş. Güzel prenses akşamları hiç uyumak istemezmiş çünkü uyumaktan çok korkarmış. Kral babası bu duruma çok üzülüyormuş, ne de olsa halkı onu ülkenin en iyi uyuyanı olduğu için kral seçmişti. Kral bu işe bir çare bulmalıydı, ama nasıl?

Rüyayiyen'in savaş sonrası Almanya'sında en çok sergilenen opera olmuş. Şimdi kitaba opera gözüyle bakınca hakikaten nefis bir eser diye düşündüm. Resimleyen Annegert Fuchshuber.

Kitap 4 yaş ve üzeri çocuklar için uygun. 
Fiyatı 14 TL.




9 Şubat 2017 Perşembe

Sevimli Dostlar, Afacan Çocuk ve Türevlerinden Sıkılanlara

Oğlana gündüz ne dinletsem şaşırıyorum. Artık ben dinlersem onu dinliyor. Kimi zaman Queen, kimi zaman bach. İşte bizim ev böyle, daha çok belgesel jazz. :D

Neyse, İpeğin Instagram profilinde gezinirken çok güzel bir melodi duyduk, hemen Google'ladım. Meğer Şubadap Çocuk diye bir oluşum varmış, bu şarkı onlarınmış. Şarkının adı: Çekirdeksiz Domates


Sonra Canla piyano başında biz de söyledik, akşam akşam atraksiyon oldu :)

11 Ekim 2016 Salı

Offf ne zor iş: Ek Gıda

Yani sen bi şekilde ne bulsan yiyorsun da bebe öyle değil. Özel olarak hazırlık yapman lazım, yok efendim 3 gün kuralı, yoğurdu evde kendin yap, her şey tuzsuz olacak. ühühühü.

Şikayet etmiyorum da bu ek gıda beni çok düşündürüyor. Direkt kebaba geçemiyor muyuz?

Biz ek gıdaya başlayalı 15 gün oldu. Fakat aslında 5. ayda ufaktan blw yapmaya başlamıştık bile ya da ben yaptığımı sanıyordum, ihihi. Blw nedir diyenleri Blw Türkiye sayfasına davet ediyorum.

Eline bir parça acur vererek başladı her şey. Bizimki tam bir ege boy olarak acuru çok sevdi, hopur hopur yedi. Ardından şeftali, armut, elma gibi meyveleri, domates, havuç, pırasa gibi sebzeleri çiğ çiğ verdik, hiç acımadık. Annemin pek yardımını gördüm bu dönemde.



6. ayda artık resmi olarak ek gıdaya geçmiş olmamız gerekiyordu. Ama, her şey bir anda resmileşince beni aldı bir korku. Annemin yanımda olmaması da biraz germiş olabilir. Resmen çocuğa ek yemek vermek istemedim. Ya yanlış bir şey yaparsam diye diye acı gerçeklerle yüzleştim. Doktorumuz blw önermiyordu. El classico yöntemlerle başladım olaya. Aslında bayaa da kolayıma geldi.

İlk hafta meyve püreleri, ikinci hafta yoğurt (en çok kafa karıştırandı) ve bu hafta sebze. Zaman geçtikçe düzene oturuyor. Mesela bu sabah meyve yedi bizim oğlan, uyanınca da sebze var mönüde. Pırasanın beyaz kısımları, yarım patates ve yarım havucu haşladım, püre yaptım. <3

İşte günler böylece geçip gidiyor.

Sanırım 7. ayda kahvaltıya geçecekmişiz. En sevdiğim bölümler geliyor.




4 Mart 2016 Cuma

Mutsuzsan masal oku.


Bugün biraz mutsuzdum. Kaygılarla boğuşurken ve tam patlamak üzereyken annemi aradım. Biraz sohbet ettik, derdimi söyledim.

"Masal kitabı oku" dedi.
"Bir varmış bir yokmuş'lar bu dünyadan alıp götürür seni. Başka bir şey okuma, yalnızca masal kitabı oku."

Aklın yolu birdir.


25 Kasım 2015 Çarşamba

20. Haftadan Haber Getirdim.

Almam gereken kilodan 3 kilo fazla almışım. Bu defa pişmanlıkla değil keyifle alıyorum kilolaları. Bu duygunun etkisi büyük elbette. "Ne var yani 3 kilo fazla almışsam, veririm ileride" diye savunuyorum kendimi. Veremezsem büyük rezillik. 

Ama, içimdeki 360 gramlık süper lüks karışığın ben ağzıma tatlı bir şey attıkça keyiflenerek tekme attığını keşfetmem yüzünden oldu bunlar hep. O kadar güzel oynuyor ki, hep oynasın, benimle oynasın istiyorum. 
O karnımda dönüp durdukça bana bir enerji geliyor, uyku-yorgunluk dinlemiyorum. Şu anda 180 metrekarelik bir evi tek başıma boyuyabilir, temizleyebilir, üstüne bir orduya 3 çeşit yemek pişirebilirim. Son derece zeki, çevik ve ahlaklıyım. İkinci trimester böyle bir şey demek ki.  



27 Ekim 2015 Salı

Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi 40 dilden fazla ücretsiz kitap sunuyor.

İnternetin sunduğu olanaklar müthiş, ufuk açıcı. Her gün, "Off iyi ki internet var" diye düşünüyorum. Evet, ama neden çocuklara yönelik bu kadar az kaynak var? Hele de Türkçe'de. Binlerce, milyonlarca ücretsiz e-kitap arasında çocuk kitaplarının sayısı bir elin parmağını geçmez.

Az önce openculture.com'daki bir yazı sayesinde uluslaraarası çocuk kütüphanesi'nin ücretsiz kitap hizmetinden haberdar oldum. 40'dan fazla dilde çocuk kitabını dijitale aktarmışlar, hem de ücretsiz. Gir, oku :)

Türkçe'de ne yazık ki sadece 3 tane kitap var, ama eğer İngilizce biliyorsanız gönüllü olarak Türkçe'ye çeviri yapabilirsiniz belki.

Aşağıdaki video ile bu siteyi nasıl kullanacağınızı öğrenebilirsiniz:


Çocuk Kütüphanesi'nin amacı, dünyanın birçok yerinden çocuk kitaplarına erişim ile farklı kültürlere tolerans göstermenizi ve saygı duymanızı sağlamak. Yaşasın çocuk kitapları!

26 Ekim 2015 Pazartesi

14. hafta ile birlikte bana bir rahatlama geldi.

Bu hafta bebeğin ortaya çıkışı ile geçti. 

3. ayı doldurmamızın ve ikili tarama testinin sonuçlarının olumlu olmasının şerefine, artık insanlara açılmaya başladık. Can uzaklardan, ben, annem, babam ve diğerleri tanıdıklarımıza bebeğimizin olacağını müjdeledik ve bir şey farkettim ki gerçekten güzel haberler paylaştıkça çoğalıyor. Bebeğe de rahatlama geldi, saldıkça saldı kendini. Sevildiğini anlayınca "ben buradayım" der gibi, el sallar gibi, karnımda yayıldıkça yayıldı. 

Pantolonlarım dar gelmeye başladı bile. Yumruk kadar göbeğimi hiçbir yere sığdıramadığım için bir anda kendimi internetten hamile pantolonu araştırırken buldum. Şimdilik yalnızca bakma aşamasındayım.

E tabii, ruhsal değişiklikleri de atlamıyorum. Sonuna kadar uyuz, uçlarda ağlak ve güleç. Kızdığıma tam kızıyorum, sevdiğimi de çok seviyorum.

p.s: Ben yazmayı unutmuşum.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...