Çocuk Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuk Kitapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Kasım 2017 Perşembe

Nokta // Peter H. Reynolds

Annem iki haftadır yanımızda. O burdayken bana nasıl moral olduğunu anlatamam. Kadıncağız her sabah mesaisine başlar gibi erkenden Adayla oyun oynamaya başlıyor, öğle uykusuna kadar ve sonra Ada öğle uykusundan uyandıktan sonra da akşam yatıncaya kadar. Ben epey dinleniyorum sayesinde. Annemin hakkını asla ödeyemem. İyi ki var! 

Bugün annemi rutin bir doktor kontrolü için hastaneye götürmüştüm. Hastanedeyken İpek Hena'yı Lambiiz'e götüreceğini yazmıştı. Hastanede işimiz erken bitince biz de, benim uzun zamandır merak ettiğim bu oyun evine gidelim dedik. Çarşamba günleri saat 09:45 civarında 18 ay ve üzeri çocuklar için oyun grupları oluyormuş. Biz oraya vardığımızda İpek henüz gelmemişti ama birkaç tane çocuk vardı. Ada içeri girer girmez hemen çocuklarla kaynaştı ve oyuncaklarla da. Onu hiç böyle görmemiştim :) Bir o oyuncakla oynuyor sonra sıkılıp diğerine geçiyor. Akülü arabaya biniyor, iniyor, biniyor. Bir yandan da her yaptığını anlatıyor. 

'Ada kapıyı açtıığ, papattııı. Ada binsin, Ada insin, Kaleeciiiiii, Anneannem bak kaleciii, Ada çok güçlüüüü, Anneanneciim bak Ada arabayı çekiyooo...'

Ada anneannesine sardığı an kendi içime kapanmayı adet edindim. İpek de henüz gelmemişken oyun alanının bir köşesindeki kitaplığa yöneldim. Nokta bana göz kırptı. Kitabı açınca çizimlerinden tanıdım ki ben bu yazarın daha önce bir kitabını okumuştum, o da Mış Gibi! Hatta okumakla kalmayıp kardeşime hediye etmiştim. Aramızdaki mış gibi esprisine ithafen. 


Çook uzun bir giriş oldu farkındayım, yine dağıldım. Nokta'yı anlatacaktım. Evet.

Vashti resim dersi bittiğinde somurtarak masasında oturmaktadır. Önünde boş bir kağıt vardır. Suratına bakılırsa Vashti resim yapamadığı için öfkelenmiştir. Öğretmeni ise Vashti'nin neyi yapamadığına değil neyi yapabildiğine odaklanır. Önce beyaz kağıda bakıp “Aa! Kar fırtınasına yakalanmış bir kutup ayısı.” der. Vashti somurtmaya devam eder. Ben resim yapamıyorum. diye söylenir yeniden. Öğretmeni ona 'Vashti, şu beyaz kağıda bir nokta çizebilir misin?' diye sorar. Heey! Bunu yapamayacak ne var. Kız, kendinden istenileni yapar, sonra öğretmeni o kağıda bir imza atmasını ister. Evet, Vashti belki resim yapamadığını düşünüyordur ama pekala imza atabilir.

Ertesi hafta olup da Vashti aynı derse geldiğinde öğretmeninin ona hazırladığı sürprizi görür. Vashti imzalı küçük nokta çerçevelenmiş ve duvara asılmıştır. Nefis! Bundan daha iyisini yapabilirim, daha iyi bir nokta çizebilirim diye düşünür Vashti. Eve gidip rengarenk boyalarla farklı boylarda noktalar, minik noktalar, büyük noktalar çizer. Hatta bir tane de etrafı renkli içi boş bir nokta ve derken Vashti’nin müthiş bir dönüşüm geçirir. 

Bu kitapta ufacık bir noktanın ne güzel bir yaşam hevesine dönüştüğüne inanamayacaksınız. Kitap Altın Kitaplar'dan çıkmış. 3 yaş ve üzeri çocuklar için uygun.














22 Kasım 2017 Çarşamba

Rüyayiyen // Michael Ende

Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba!

Geçtiğimiz haftasonu Blog Çalıştayı nedeniyle, ailecek kısa bir İstanbul seyahatimiz olmuştu, Aslı'nın kollarına attık kendimizi. Cuma çalıştayla geçti, Cumartesi de Nişantaşı civarında kısa gezintiler yaptık. 

Benim kitaplara olan tutkumu bilen Aslı, seni çok seveceğin bir yere götüreceğim demişti. Ortaokuldan arkadaşım Alper de yanımızdaydı ve hep beraber MİNOA'ya gittik. Hem cafe hem kitabevi olan Minoa'ya bayıldım. Galiba İstanbullular da çok seviyor olacak, oturacak bir tane bile masa yoktu. Biz de kitaplara verdik kendimizi. Burası alışkın olduğumuz kitabevleri gibi değil, biraz karışık. Ne aradığınızı bilmiyorsanız kitaplara bakmak sizi biraz yoruyor. Biraz yetişkin kitapları arasında dolandım, sonra ayaklarım beni yine çocuk kitaplarının olduğu alana götürdü. 

Ankara'daki evimizin yakınlarında büyük bir D&R mağazası ve İş Bankası Yayınları var. Kitap ihtiyacımın çoğunu buradan karşılıyorum. Galiba bu D&R'da Kırmızı Kedi Yayınları yok. Olsaydı denk gelirdim, hiç dikkatimi çekmemiş. Neyse, MİNOA'da ilk gözüme çarpan kitaplar Kırmızı Kedi'nindi. 

Bir rafta yan yana dizilmiş, en sevdiğim iki yazarın, Michael Ende ve Jose Saramago'nun çocuk kitapları! O kadar şaşkın ve mutluydum ki, bu yüzden hepsini aldım. Velhasıl, upuzun bir girişten sonra, nihayet bugün bu alışverişten okuduğum ilk kitabı yazacağım, Michael Ende'nin Rüyayiyen'i. 

Kötü Rüyaları Hüpleten Rüyayiyen 


Michael Ende'nin 1977 yılında yazdığı, Almanca adı Traumfresserchen olan kitap 20'den fazla dilde yayınlanmış. Türkçe basımı ise Kırmızı Kedi Yayınları tarafından Eylül 2017'de yapılmış, yani henüz Türkçe'de bir bebek bu kitap :) 


Hikayesi şöyle; Uykucular Ülkesi'nde ülkenin en iyi uyuyan kişisi kral seçilmiş. Kral ve eşi kraliçe Uykucular Ülkesi'nde, Rüyalar Sarayı'nda yaşarlarmış. Kral ve kraliçenin çok güzel bir de kızları varmış. Kızlarının adı Uykucukmuş. Uykucuk ne kadar güzel bir prensesse uykusu da o kadar kötüymüş. Güzel prenses akşamları hiç uyumak istemezmiş çünkü uyumaktan çok korkarmış. Kral babası bu duruma çok üzülüyormuş, ne de olsa halkı onu ülkenin en iyi uyuyanı olduğu için kral seçmişti. Kral bu işe bir çare bulmalıydı, ama nasıl?

Rüyayiyen'in savaş sonrası Almanya'sında en çok sergilenen opera olmuş. Şimdi kitaba opera gözüyle bakınca hakikaten nefis bir eser diye düşündüm. Resimleyen Annegert Fuchshuber.

Kitap 4 yaş ve üzeri çocuklar için uygun. 
Fiyatı 14 TL.




27 Ekim 2015 Salı

Uluslararası Dijital Çocuk Kütüphanesi 40 dilden fazla ücretsiz kitap sunuyor.

İnternetin sunduğu olanaklar müthiş, ufuk açıcı. Her gün, "Off iyi ki internet var" diye düşünüyorum. Evet, ama neden çocuklara yönelik bu kadar az kaynak var? Hele de Türkçe'de. Binlerce, milyonlarca ücretsiz e-kitap arasında çocuk kitaplarının sayısı bir elin parmağını geçmez.

Az önce openculture.com'daki bir yazı sayesinde uluslaraarası çocuk kütüphanesi'nin ücretsiz kitap hizmetinden haberdar oldum. 40'dan fazla dilde çocuk kitabını dijitale aktarmışlar, hem de ücretsiz. Gir, oku :)

Türkçe'de ne yazık ki sadece 3 tane kitap var, ama eğer İngilizce biliyorsanız gönüllü olarak Türkçe'ye çeviri yapabilirsiniz belki.

Aşağıdaki video ile bu siteyi nasıl kullanacağınızı öğrenebilirsiniz:


Çocuk Kütüphanesi'nin amacı, dünyanın birçok yerinden çocuk kitaplarına erişim ile farklı kültürlere tolerans göstermenizi ve saygı duymanızı sağlamak. Yaşasın çocuk kitapları!

7 Mayıs 2014 Çarşamba

Beş Dünya ve Müziğin Yaratılışı - Kızılderili ve Aztek Mitolojisi

Yaratılış hikayeleri her zaman hoşuma gider. Aynı noktadan başlayıp aynı yerde sonlanan ama aradaki çizginin hiçbir zaman düz olmadığı hikayelerdir yaratılış mitleri. Kimisinde Adem ve Havva, kimisinde geniş omuzlu erkek tanrı ve dünya güzeli ay yüzlü bir kadın... Oluk oluk akan nehirler, rengarenk gökyüzü, mis gibi kokan çiçekler... 

Hem Kızılderili ve hem de Aztek mitolojisine ayrı ayrı hayranım, Beş Dünya ve Müziğin Yaratılışı - Kızılderili ve Aztek Mitolojisi adlı kitabı bulduğumda "hem mitoloji hem masal hem de müzik oh yaşadım" diye düşünmüştüm. Fakat yanılmışım. Kitap yazarı iyi niyetle, birden çok söylenceyi derleyerek tek bir öykü oluşturmaya çalışmış. Oysa birçok öykünün birleşimi kitapta kopukluklara yol açmış, öyküler arasındaki geçişlerde okuyucu tıkanıp kalıyor.

Beş Dünya ve Müziğin Yaratılışı

4 Mayıs 2014 Pazar

Bir Şeftali Bin Şeftali

Samed Behrengi çocukluğumun kahramanıdır. Küçük Kara Balık kitabı ile ülkemizde de tanınan, dili "lider"lerin canını yaktığı için bir dönem yasaklı yazalar arasında anılan Behrengi bu defa da karşımıza "Bir Şeftali Bin Şeftali" ile çıkıyor. 

Yoksul bir köyde yaşayan iki küçük arkadaşın sulu, etli ve lezzetli bir şeftalinin ağaca dönüşümüne yardımını anlatan "Bir Şeftali Bin Şeftali" özenle seçilmiş kelimeleri ve yürek acıtan hikayesi ile muhteşem bir masal.


24 Aralık 2012 Pazartesi

Karanlıktan Korkmayanların Masalı

Siz hiç karanlıktan korkmayan bir çocuk tanıdınız mı?
Ben tanıdım. Onun öyküsünü anlatacağım size.


Bir zamanlar ülkenin birinde, küçük bir şehirde sevgi dolu bir kız çocuğu yaşarmış. Geceleri ay ışığına yürür, yıldızlarla sohbet edermiş. Gündüzleri çiçeklerle kaplı yerlerde güneşin parlak ışığını toplar, kimsenin bilmediği dillerde şarkılar söylermiş. 



Aşkı o kadar büyülüymüş ki insanlar ondan korkar, farklı olduğunu anlayamadıkları için köşe bucak kaçarlarmış. Bilmezlermiş ki onun sevgisi tanrıdandır ve hepimiz tanrının bir yüzüyüz. Sevgi dolu kız büyüdükçe insanların kendisinden kaçmasına çok üzülür olmuş. O üzüldükçe ay ışığı ile arasına mesafe girmiş, yıldızlar ona sırt çevirmiş. Gündüzleri çiçek kaplı olan yerlerdeki mis kokulu çiçekler solmuş, güneşin ışığı yavaş yavaş parlaklığını kaybetmiş.

6 Aralık 2012 Perşembe

Küçük Kara Balık

Yıllar önceydi, "Çemberimde Gül Oya" diye bir dizi gösterime girmişti. O zamanlar daha birçoğumuz Çağan Irmak'ı tanımıyor, o çocukluğu ile hesaplaşırken bizi de yanında sürüklemesinin nasıl olduğunu bilmiyorduk. 

Çemberimde Gül Oya, dönem dizilerinin en sahicisi, en yoran haliydi. Aradan seneler geçse bile, tekrar gösterimleri saat kaçta olursa olsun, annemle televizyonun karşısına geçer hıkık hıkık diye diye diziyi izleriz. 

Yine öle bir anda dizinin esas karakterlerinden Yurdanur'un gençlik yıllarında öğretmenlik yaptığı zamana yolculuk ediyoruz. Yurdanur, İran'lı yazar Samed Behrengi'nin ölümünden kısa bir süre önce yayınlanan Küçük Kara Balık isimli masal kitabının yasaklanması üzerine bir geçen bir bölümde karşımıza çıkıyor. Sanırım Yurdanur'un öğretmenlik yaptığı sınıfa müdür giriyor ve bu kitabın okutulmasına karşı çıkıyor. Yakıyor da olabilir. Tam hatırlamıyorum.

Sonrasını hatırlıyorum ama, yani izlediğim için hatırladım :)


30 Kasım 2012 Cuma

Masallar ve Kurgu Masallar

80'li yıllarda doğmuş ve çocukluğunun en güzel zamanlarını o yıllarda geçirmiş olanların ortak noktası anneanne ile büyümüş olmalarıdır. Anneanne yoksa muhakkak babaanne vardır. Haftaiçi anneannenin evinde çizgi film izleyen gözler, cuma akşamları anne ve babanın anneannenin derme çatma evinin kuş sıkışmış gibi öten zilini çalmasını gözler. 

Nice sonra, mutfağı kuru fasulye kokan evin kapısı çalınınca yüreği pıt pıt eden o çocuk koşarak kapıya gider. Hafif utangaç, biraz garipsemiş, ayrı kaldığı günlerin üzüntüsünden gölge düşmüş yüzü ile açar kapıyı. Sarılmak ister anne-babasına. Ama bir şey alıkoyar onu. 

Annesi de farkındadır 5 günün çok uzun zaman olduğundan. Kızının/oğlunun kendisine uzak uzak davranması onu da üzer. Ellerine almak ister minik elleri, mis gibi kokulu saçlarını içini çekmek ister ama biraz beklemesi gerektiğini bilir. Önce anneannenin yaptığı kuru fasulye ve pilav yenir yer sofrasında. O sırada Trt 1 açıktır. Haberler izlenmelidir. "dıt, dıt dıt. Saat 8. Şimdi haberler." 

Sofra toplandıktan sonra baba, sobanın yanındaki koltuğa uzun oturur ve bir sigara yakar. Anne yüzüğünü, altın suyuna batırılmış ince kordonlu saatini çıkarır ve bulaşıkları yıkamaya koyulur. Saatler geçer, minik çocuk hala sevilmeyi bekler. 

Bütün iş bitince sıra çocuğun sevilmesine gelir. Anne çantasından bir hediye paketi çıkarır. Dikdörtgen şeklinde bir hediye paketidir bu, anlaşılmayacak bir yanı yoktur, hediye kitaptır.
Ama çocuk bilmiyormuşçasına yırtarak açar hediye paketini: Çizmeli Kedi. Bu her hafta böyle devam eder. Her hafta hiç bilmiyormuş gibi yırtılır paketler ve birbirinden güzel masal kitaplarına sarılır eller.


25 Kasım 2012 Pazar

Balinalar Nasıl Balina Oldu?

Ben küçükken içimde küçük bir balığın yaşadığını düşünürdüm. Küçük bir balık, renkli kuyruğu ile döner dururdu içimde. Ve bir fil, hortumuyla yüreğimi serinleten...

Aradan yıllar geçtikçe içimdeki balık yüzmeyi unuttu ve fil hortumundan fışkırtacak suyu bulamaz oldu. Sonra bir gün Canla beraber kitap alışverişine çıkmışken kendimi kitapçının renkli raflarında unutmuşum. Nice sonra Can bana seslenince kendime geldim ve elimde Ted Hughes'un "Balina nasıl balina oldu?" isimli kitabı vardı.

Sonra eve gelip kelimeleri yuttum. Ted Hughes'un her bir kelimeden özenle yarattığı hikayelerini sindirmek zaman alıyor. Balina, fil, tilki, kedi, eşek ve arı gibi onlarca hayvanın atalarının hikayesine büyüklerin inanması güç ama bence bir deneyin.

Şehirdeki Küçük - Sydney Smith

Büyük bir şehirde yaşayan küçük bir çocuksanız insanlar sizi görmez. Sesler sizi korkutabilir ve ne yapacağınızı bilmek bazen zordur. ⠀ ⠀ Ş...