8 Mayıs 2014 Perşembe

Susam Sokağı'nda Arada Kaldım

Çocukken beni hıçkıra hıçkıra ağlatan bu şarkıyı hiç unutmadım.

Şimdi bile dinlediğimde içim kıyılıyor bu bidiciğin arada kalmasına. :(



7 Mayıs 2014 Çarşamba

Beş Dünya ve Müziğin Yaratılışı - Kızılderili ve Aztek Mitolojisi

Yaratılış hikayeleri her zaman hoşuma gider. Aynı noktadan başlayıp aynı yerde sonlanan ama aradaki çizginin hiçbir zaman düz olmadığı hikayelerdir yaratılış mitleri. Kimisinde Adem ve Havva, kimisinde geniş omuzlu erkek tanrı ve dünya güzeli ay yüzlü bir kadın... Oluk oluk akan nehirler, rengarenk gökyüzü, mis gibi kokan çiçekler... 

Hem Kızılderili ve hem de Aztek mitolojisine ayrı ayrı hayranım, Beş Dünya ve Müziğin Yaratılışı - Kızılderili ve Aztek Mitolojisi adlı kitabı bulduğumda "hem mitoloji hem masal hem de müzik oh yaşadım" diye düşünmüştüm. Fakat yanılmışım. Kitap yazarı iyi niyetle, birden çok söylenceyi derleyerek tek bir öykü oluşturmaya çalışmış. Oysa birçok öykünün birleşimi kitapta kopukluklara yol açmış, öyküler arasındaki geçişlerde okuyucu tıkanıp kalıyor.

Beş Dünya ve Müziğin Yaratılışı

4 Mayıs 2014 Pazar

Bir Şeftali Bin Şeftali

Samed Behrengi çocukluğumun kahramanıdır. Küçük Kara Balık kitabı ile ülkemizde de tanınan, dili "lider"lerin canını yaktığı için bir dönem yasaklı yazalar arasında anılan Behrengi bu defa da karşımıza "Bir Şeftali Bin Şeftali" ile çıkıyor. 

Yoksul bir köyde yaşayan iki küçük arkadaşın sulu, etli ve lezzetli bir şeftalinin ağaca dönüşümüne yardımını anlatan "Bir Şeftali Bin Şeftali" özenle seçilmiş kelimeleri ve yürek acıtan hikayesi ile muhteşem bir masal.


26 Mart 2013 Salı

Şirince Masallar Festivali

1.Uluslararası Şirince Masallar Festivali 5-7 Nisan tarihleri arasında Şirince'de! Masala doymak isteyenler gelin siz de: http://sirincemasallarfestivali.blogspot.com/ 

24 Aralık 2012 Pazartesi

Karanlıktan Korkmayanların Masalı

Siz hiç karanlıktan korkmayan bir çocuk tanıdınız mı?
Ben tanıdım. Onun öyküsünü anlatacağım size.


Bir zamanlar ülkenin birinde, küçük bir şehirde sevgi dolu bir kız çocuğu yaşarmış. Geceleri ay ışığına yürür, yıldızlarla sohbet edermiş. Gündüzleri çiçeklerle kaplı yerlerde güneşin parlak ışığını toplar, kimsenin bilmediği dillerde şarkılar söylermiş. 



Aşkı o kadar büyülüymüş ki insanlar ondan korkar, farklı olduğunu anlayamadıkları için köşe bucak kaçarlarmış. Bilmezlermiş ki onun sevgisi tanrıdandır ve hepimiz tanrının bir yüzüyüz. Sevgi dolu kız büyüdükçe insanların kendisinden kaçmasına çok üzülür olmuş. O üzüldükçe ay ışığı ile arasına mesafe girmiş, yıldızlar ona sırt çevirmiş. Gündüzleri çiçek kaplı olan yerlerdeki mis kokulu çiçekler solmuş, güneşin ışığı yavaş yavaş parlaklığını kaybetmiş.

19 Aralık 2012 Çarşamba

Tuna Kuşu ve Aslan



Bir Hint Masalı: Bundan yüzyıllar önce Hindistan'ın Kusinara Bölgesi'nde yaşayan Gautama Buda ölümünden biraz önce dostlarına "yok olmak her canlının yazgısıdır. Ancak yok oluş başka bir biçimde doğuşların başlangıcıdır. Güzel ve kalıcı olan herkesin birbirini sevmesi, birbirine yardım etmesidir." demiş sonra da bu dünyadan insan olarak göç etmiş. Gel zaman git zaman Buda defalarca farklı biçimde dünyaya gelmiş. Her defasında dayanışmayı ve kardeşliği ilke edinmiş. Günlerden bir gün beyaz bir turna kuşu olarak doğan Buda, zorda kalan bir aslana yardım etmek istemiş. 


Aslan'ın boğazına kılçık kaçmış, Buda da aslanın ağzına korkusuzca girip aslanı kurtarmış. Aradan çok zaman geçmemiş ki Turna Kuşu çok hastalanmış. Bir ağacın dalında hasta hasta yatarken açlıktan midesi guruldamış. Aşağı bakmış ki ne görsün yardım ettiği ormanların kralı aslan. Aslandan kendisine bir parça yemek getirmesi için istekte bulunmuş ama aslan bunu reddetmiş. Turna Kuşu buna çok üzülmüş ve şöyle demiş: "İyilik yaramaz, zaten iyilik de yapmaz. İyilik yapmadığı için iyilikten de anlamaz. Ona yardım etmek zararsızdır, ne kadar iyilik yapsan da dostluğu kazanılmaz. Onun için ona dokunmamak en iyisi, ne hali varsa görsün." Sonra bunu duyan bir ispinoz ağzındaki solucanı Turna Kuşu'na vermiş. Kıssadan hisse: İyilik yapan iyilik bulur :) 

17 Aralık 2012 Pazartesi

Söz Büyüdür. Kelimelerinizi İyi Seçin.

Don Miguel Ruiz'in "Daha İyi Yaşamak İçin Dört Anlaşma" isimli kitabını okuyorum. Bu hafta ilk bölümü test edeceğim. Bu bölümde sözün büyü olduğu, insanları küstürebileceği ama aynı zamanda mutlu da edebileceği yazıyor. Bu anlaşmaların en önemlisi. Bunu başaramazsak diğerlerini başarmamız çok zor. İnşaatın temeli gibi yani. Don Miguel Ruıiz diyor ki "söz öylesine güçlüdür ki, bir söz milyonlarca insanın yaşamını değiştirebilir ya da yok edebilir."

Bir kadın işten yorgun argın eve gelmiş ve kendini koltuğa atmış. Küçük kızı annesinin yorgu
nluğunun farkında değilmiş. O neşeyle şarkılar söylüyor, zıplıyor ve kendi kendine oynuyormuş. Annesi o kadar yorgunmuş ki kızının sesinden rahatsız olmaya başlamış. Aslında onu rahatsız eden sadece sesmiş. Kızının sesi değil. Aradan bir süre geçmiş ve kız hala neşeyle şarkı söylerken annesi "kes o çirkin sesini ve yerine otur" diye bağırmış. O andan itibaren küçük kız sesinin çirkin olduğunu, başkalarından onay alabilmek için bir daha sesini duyurmamasını gerektiğini düşünmüş. Aradan yıllar geçmiş ve içine kapanık, sessiz bir kız çocuğu yetişmiş. 





Çocuklarınızın kendine güvenmelerini yitirmelerini istemiyorsanız sözcüklerinizi iyi seçin. 

Şehirdeki Küçük - Sydney Smith

Büyük bir şehirde yaşayan küçük bir çocuksanız insanlar sizi görmez. Sesler sizi korkutabilir ve ne yapacağınızı bilmek bazen zordur. ⠀ ⠀ Ş...